“Biz namuslu yaşadık Tilda.İyi insanlar olduk.” Bu,en uzun cümlesidir Türkçe’nin.Yaşar Kemal’in ölen eşi Tilda’nın mezarı başında söylediği.. En uzun romandan daha uzun,en ağırından daha taş… İnsan hayatın o kadar da kısa olmadığını anladığı zaman büyüyor galiba. Yaşayan için hiç bitmeyecek bir şeydir çünkü hayat;ancak ölmekte olan için kısa. Düştüğün yerde kalınmaz çünkü,vurulduğun yerde bitilmez.Uzar,genleşir hatta [ Hepsi --> ]
Ülkeme ve insanlığa hayırlara vesile olması dileğimle, kandiliniz mübarek olsun… Sevmem şubat ayını, hele ilk haftasını… Sevmem şubatın gecelerini, hele tam gece 12.00 sıralarını. Sevmem el ele tutuşmaları, buz gibi ellerle, hemde şubat gecelerinde daha çok üşütür gibi dokunmalarını. Gidiyormuş gibi sıkılan elimin, kalıyormuş gibi yapışını hiç unutmadım, şubatı da… Kılıcın kınından sıyrılışını ise, asla. [ Hepsi --> ]
-Merhaba, naber, nasılsın ? +Sağol valla bildiğin gibi, ya sen ? -İyiyim ben de, napıyosun ? Ne var ne yok, nasılsın ? +Valla iyiyim işte, bildiğin gibi, iş güç falan filan, biraz akraba, biraz eş dost ziyaretleri, şu bu öyle işte… -Ne güzel. Başka diyeceğin bir şey yok mu? Bunun dışında, nasılsın ? +Kilo ile [ Hepsi --> ]
Boş boş konuşalım mı ? Bir soru yöneltme isteğinle dolduğunda insan binlercesini de ardı ardına dizebilir. Her cevap bir sorudur aslında. Sence ? Bak bir soru daha oluştu burada değil mi ? Bunun gibi… Sence ? Dost, yolun yarısını geçeli epey bi vakit oldu. Asayişe karga tulumba götürülme vaktini de geçtik. Hani, eşkiyanın son sahnesini [ Hepsi --> ]
Kimsesizlerin kimsesiziyim kimsesizim yalnızların yalnızıyım yalnızım dertlilerin dertlisiyim dertliyim aşıkların aşkıyım aşıkım Zeki Müren Zeki Müren ile başladım, satırlarımı yine kendisi ile bitireceğim. Bu sabah yeni bir güne başlamak üzere, yazdıklarım, yazmadıklarım ve daha pek çok duygu, düşünce seli ile kalktım yatağımdan. Yüzümün kızardığını, bu yaşımıza rağmen halen daha pek çok şeyi bilmediğime, öğrenecek ne [ Hepsi --> ]
Pazar deyince insanın aklına çarşı pazar, geliyor, hani alışveriş. Biraz da tatil. Dolu geçti, her ikisi de oldu. Çeşit çeşit ruhlar değişik gıdalarla beslenirler. Evet bugün pazardı, hala pazar ve alışveriş devam ediyor. Çok uyumak isteği ile dolu olduğum halde, sekiz gibi ayaklandım.Yaşlanıyoruz heralde, uyuyamıyorum artık. Öğle saatlerine kadar bir iki meşgale buldum kendime ve [ Hepsi --> ]
Çok cefamızı çekti, koca çınar. Öyle bir yerde kök salmış ki, Kendisi gibi yüksek bir tepede ev kurmuş… Yazın gölgesine, kışları ise sinesine, bir sürü misafir ağarlar her gece ve her gece her muhabbetin sessiz ev sahibesidir. İnsanlar konuşur, koca çınar dinler, ortaktır sırlarına, ser verir sır çıkmaz misali. Belki yöre yöre, her bölgenin insanlarının [ Hepsi --> ]
Bir söz bir şiir ile başlayıp, arada birde dokunalım kendimize. Müziğimiz de var arada… Oyun, başlasın. “İncir çekirdeğini doldurmayacak kadar!..diye niye küçümserler ki; Kalp pekmi büyük incirden? Bakın bakalım insan neler çekiyor, incir çekirdeği kadar kalbe düşenden…” Yalnız olmak istemiyor musun ? Vardır mutlaka bir ayna, biryerlerde. Geç otur şimdi karşısına, bak yalnızlık bitti. Hem [ Hepsi --> ]
Arkadaşım benim. Üzülerek söyleyemiyor. Diyemediği şey bu, dolandırıldım. On yıl boyunca her ay iki milyar eski para ile, banka kredisi ödeyecek. Dolandırıldım diyemiyor. Arkadaşım , dostum idi, evimizi barkımızı ailece açtık, beraber yedik, beraber içtik, nasıl olur ? Şimdi diyor hayatımdan çalınanlara değil, kaybettiğim miktara değil, önümdeki yıllar boyunca ödeyeceğime değil, benden çalınan insanlığıma neyi [ Hepsi --> ]
Durdurun dünyayı, inecek var. Öğlen saatlerinde Mustafa geldi. Hoşgeldin dedim, biraz havadan sudan konuştuk. Nasıl dedim cici kızın karnesi ? Dedi hepsi beş. Ne güzel dedim, dedi kötü oldu, dedim neden ? Dedi, şimdi silah olarak kullanıyor… Çalışmıyor bak !.. Akşam oldu, öğretmenim geldi… Hadi dedim bi dağ başı yapalım, koca çınarın altına. Birer büro! [ Hepsi --> ]
Güzel bak, güzel gör, görürsün derler. Sonra güzel bakanın yüzündeki aydınlık, bulaşıcıdır. Bir saniyeliğine bile olsa, ışık olabilmek, aydınlık, fayda etmese bile zarar da vermez. Hep birşeyler beklemek değildir, ay ı görebilmek, çevresindeki halka gibi nur olabilmek, bir erenin ermişliğinden nasiplenir gibi, o kutsal halkayı dalga dalga yayabilmektir, asıl marifet. İstemek ve başarabilmek bu da [ Hepsi --> ]










