By Deniss

Kaptanın Seyir Defteri

Ana Sayfa » Guncel » Çanakkale Geçilmez.

Çanakkale Geçilmez.

Ekleyen By Deniss Tarih Mart - 18 - 2011 0 Yorum

Çanakkale mucizesinin 96. Yılını Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitlerimize bir kez daha Allah dan rahmet okuyarak anıyoruz.

Tarihce:

ÇANAKKALE SAVAŞLARI
Çanakkale SavaÅŸları, Birinci Dünya Savaşı içinde, tarihin en kanlı bölümü olarak bilinir. Türk’ün sayısız zafer, ÅŸan  ve ÅŸerefle dolu tarihinin en parlak sayfasıdır. I.Dünya savaşı’ndan kısa bir süre önce, 1911-1942 yıllarında Osmanlı  Devleti son Afrika topraklarını İtalya’ya kaptırmış, 1912-1913 Balkan Hezimeti ise, Rumeli’deki son Türk  hakimiyetini silip süpürmüştür. Bulgar Ordularının İstanbul kapılarını zorlaması, 500 yıldır Türk olan Rumeli’nin  kaybı, İstanbul ve boÄŸazların güvenliÄŸinin tehlikeye girmesi, o zamanın devlet adamlarında siyasi yalnızlığımızın tabii bir sonucu olarak deÄŸerlendirilmiÅŸtir.
Dolayısıyla I. Dünya Savaşı’na rastlayan günlerde Osmanlı devleti  yalnızlıktan ve emniyetsizlikten kurtulmak fakat, Balkan savaşının kötü hatıralarının tesiri altında kalan her iki blokta Türk ittifakını küçümsemiÅŸler ve bu ittifakın kendileri için bir yük olmasından endiÅŸe etmiÅŸlerdi. Ancak, Alman İmparatoru, her iki blok arasındaki savaÅŸta, Osmanlı devletinin hiç deÄŸilse bir kısım düşman kuvvetini meÅŸgul  edebileceÄŸi gerekçesiyle müdahale etmiÅŸtir.
Bu suretle Osmanlı devleti, kaderini alelacele, 2 AÄŸustos 1914′te  “Üçlü ittifak’a baÄŸlamıştır. İşte Çanakkale Zaferini yaratan kuvvet. 1914 yazında küçümsenen deÄŸeri hakkında yanlış teÅŸhis konan bu TÜRK ORDUSU’dur. Avrupa’da savaÅŸ bütün ÅŸiddetiyle sürerken, hareket harbinin yerini siper harbi almıştır. Bu cephede yarma yapmak ve kesin sonuç almak son derece zorlanmıştır. Halbuki “üçlü   itilaf”ın askere gücü günden güne artmaktadır.
Bu güç , hareket savaşına müsait başka savaş alanlarında  kullanılmalıdır. İngiltere Başkanı Lloyd GEORGE ve Bahriye Nazırı CHARCHILL bu görüşü benimsemişlerdir. Çanakkale Savaşları, işte bu görüşü benimseyenlerin esiridir.
Hareket sahası olarak Gelibolu Yarımadası’nın   seçilmesi, bu bölgenin jeopolitik bakımdan çok büyük öneme sahip olmasındandır. BoÄŸazlar, Güney Rusya ve bütün karadeniz kıyılarının açık denizlere olan tek çıkış noktasıdır. Harp halinde bu geçidin kapanması, Rusya içih hayati önem taşımaktadır. Zira, Rusya’nın insan ve hammadde kaynakları zengin, fakat sanayi ve mali imkanları sınırlıdır. Bunun için uzun ve sürekli bir savaşın gerektirdiÄŸi silah, cephane ve malzeme ikmalini temin  edemeyecek durumdadır.
Bu durumda boÄŸazlar doÄŸu cephesinin en müsait ve hayati menzul hattını teÅŸkil etmektedir. Bu geçidin açılmasıyla Rusya’yı takviye edecek, batı cephesinin yükünü hafifletecek, dolayısıyla savaşı kısaltacaktır. Osmanlı devletinin savaÅŸ dışı edilmesiyle, muhtemelen Balkan devletleri ve İtalya “itilaf”  devletleri yanında savaÅŸa katılacaklardı.
O zaman İngiliz Bahriye Nazırı olan CHURCHILL’in ısrarla üzerinde durduÄŸu bu fikirlere önceleri pek itibar edilmemiÅŸtir. Ancak 1914 Aralık ayında baÅŸlayan Türk Sarıkamış harekatı  üzerine telaÅŸlanan; çok zor durumda kalan hiç deÄŸilse bir kısım Türk kuvvetlerinin baÅŸka Cephelere çekilmesini isteyen Rusya’nın yükünü azaltmak için, Çanakkale seferine karar verilmiÅŸ, fakat kesin neticeyi batı cephesinde arayanları darıltmamak amacıyla önce sadece donanmayla ve zorla Çanakkale BoÄŸazı geçilmeye çalışılmıştır.

 

18 Mart 1915′te yaklaşık bir aydır sürekli olarak bombaladığı boÄŸazın her iki tarafındaki Türk tabyalarının artık sustuÄŸunu varsayan 12 zırhlı, 18 muhrip, 7 mayın tarama gemisi, çeÅŸitli nakliye destek gemisi ve uçak    gemilerinden meydana gelen I. Dünya savaşının en büyük ve en modern donanması, boÄŸazı geçme giriÅŸiminde  bulunmuÅŸtur. Ancak ehliyetli ellerde sevk ve idare edilen kahraman Türk askerinin hayatını hiçe sayarak kanını fedakarca akıtması sayesinde dünyanın en modern silah ve teçhizatıyla donatılmış düşman donanması, 7 modern  savaÅŸ gemisini ve binlerce askerini, kaybederek geri çekilmek zorunda kalmıştır. Zira, Mehmetçik, düşmanı denizden bir adım bile geçirmemeye yemin etmiÅŸtir.
Anadolu bozkırının o güne kadar deniz görmemiş çocukları, sanki kırk yıldır denizlerde savaşıp da pişmiş kişilere özgü beceriyle zırhlı düşman gemilerine geçiş  hakkı tanımamıştır.
Bunun üzerine 25 Nisan ve 6 AÄŸustos 1915 tarihleri arasında düşman kara kuvvetleri Gelibolu Yarımdasına çıkarılmış olup, çıkarma şöyle özetlenebilir. Asıl kuvvetler Gelibolu Yarımadasının güney ucuna iki ayrı  noktadan çıkacak ve boÄŸazları kontrol eden tepeleri alacak, bunu baÅŸarmak için, iki tümenden oluÅŸan bir Anzac (Avustralya ve Yeni Zelanda) Kolordusu Kabatepe bölgesine çıkacak ve iki ingiliz ve bir Fransız tümeni ile bir Hint tugayından oluÅŸan kuvvet, Seddülbahir bölgesini ele geçirecektir. Aynı anda bir aldatmaca olarak, boÄŸazın güneyinde Kumkale bölgesinde ikinci bir çıkarma yapılacak ve bazı donanma birlikleri orada da çıkarma olacağı izlenimi vermek üzere Saroz körfezine doÄŸru seyredecektir. Fakat, kahraman TÜRK askerinin hayatını  hiçe sayarak kahramanca döğüşmesi TÜRK komutanlarının ve bilhassa Mustafa KEMAL’in üstün sevk ve idareleri sonucunda düşman baÅŸarısızlığa uÄŸrayarak savaÅŸ, siper savaşı halini almıştır.
Gelibolu Yarımdasında çıkarma yapan düşman kuvvetlerini meydana getiren askerlerin milliyetleri son derece enteresandır. İngiliz ve  Fransızlar’ın yanısıra, bizimle hiç ilgisi olmayan Cezayir Berberilerini Sengal zencilerini, Avustralyalı, Kanadalı, Yeni Zelandalı ve Hintlileri üzerimize salmışlardır. Åžair. Åžu mısralarla,  “Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beÅŸer, Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahÅŸer mi hakikat mahÅŸer.  Yedi iklimi cihanın duruyor karşında, Avustralya’yla beraber, bakıyorsun Kanada! Çehreler baÅŸka, lisanlar, deriler renkgarenk, sade bir hadise var  ortada, vahÅŸetler denk. Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela” diyerek, bunu ne güzel dile getirmiÅŸtir. 
Evet, düşman yalnızca birkaç devletten ibaret olmayıp, sanki karşımızda bütün dünya vardı. Düşman donanması II. Dünya Savaşı’na kadar, dünyanın gördüğü en büyük ve en modern donanmasıydı. Hal böyle iken kazanılan zaferin   deÄŸeri daha iyi anlaşılmaktadır. Zira bu savaÅŸ; yenilmez sayılan devletlerin maÄŸlubiyetidir.
Çanakkale’de tarihin kaydettiÄŸi en büyük ve en kanlı savunma savaÅŸları verilmiÅŸtir. Bu savaÅŸlar Mustafa Kemal gibi bir askeri  dehanın Türk ve dünya kamuoyu tarafından tanınmasının saÄŸlanması açısından son derece önem taşımaktadır. Düşman durmadan saldırmaktadır. Anafartalar ve Arıburnu cephelerinde emir komuta karmaÅŸası vardır. Bu durum çok tehlikelidir. Yarbay Mustafa Kemal, Ordu komutanı Alman General liman Von Sandres’ten bütün  mevcut kuvvetlerin emrine verilmesini ve bundan baÅŸka çare kalmadığını bildirmiÅŸ. Alman General “Çok gelmez mi?” diye sorduÄŸunda Mustafa Kemal, “Az gelir” diye cevap vermiÅŸtir. Ertesi gün emir gelmiÅŸ ve bütün birliklerin  komutası Mustafa Kemal’e verilmiÅŸtir. Bir cephe komutanlığının çok gelip gelmeyeceÄŸini yarbay Mustafa Kemal’e soran ve “az gelir” cevabını alan Alman General karşısındaki Türk’ün “ATATÜRK” olduÄŸunu yıllar sonra  öğrenecektir. 
Çanakkale savaÅŸları’nın temel ağırlık noktasını, Mustafa Kemal oluÅŸturmuÅŸtur. Mustafa Kemal Çanakkale SavaÅŸları baÅŸlamadan kısa bir süre önce 2 Åžubat 1915′te TekirdaÄŸ’da yeni kurulacak olan 18′uncu  Tümen Komutanlığına atanmıştır. Derhal göreve baÅŸlayan Mustafa Kemal, o tümeni kısa bir zaman içinde savaÅŸa hazır. Seçkin bir tümen haline getirmiÅŸtir. Fakat kısa bir zaman sonra Mustafa Kemal bu bölgeden alınarak, tümeni ile birlikte Bigalı köyüne çekilmiÅŸtir. Mustafa Kemal, düşmanın Gelibolu çıkarmasına kadar, yani 25 Nisan  1915′e kadar orada yedek kuvvet olarak kalmış, fakat Arıburnu taarruzu baÅŸlar baÅŸlamaz, kendi insiyatifi ve teÅŸebbüsü ile emir beklemeden, Arıburnu’na yetiÅŸerek taarruza geçmiÅŸtir. Düşmanı Koca çimentepe’de durdurarak, yarımadanın tahliyesine kadar düşmanın ilerlemek için yaptığı bütün taarruzları ve   ÅŸiddetli hücumları  erimeye mahkum etmiÅŸ ve Türk’ün yiÄŸit mehmetçiÄŸi Çanakkale’de sanki etten ve kemikten bir kale yaratmıştır.
Bütün savaÅŸlardan farklı bir savaÅŸ malzemesi görülmüştür. Bu da “İNANÇ”tır. Topa, tüfeÄŸe, üstün kuvvete, çeliÄŸe  karşı dimdik duran ve kafa tutan bir inanç kendini göstermiÅŸtir. Mustafa Kemal’in “size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında, yerinize baÅŸka kuvvetler ve kumandanlar  kaim olabilir” dediÄŸi bu savaÅŸlarda, herkes öldürmek ve ölmek için düşmana atılmıştır.
Mustafa Kemal, bu savaşı  “bu öyle alelade bir taarruz deÄŸil, herkesin muvaffak olmak veya ölmek arzusuyla harekete geçtiÄŸi bir taarruzdur” diye ifade etmiÅŸtir. Burada meÅŸhur 57′inci Alay, hiç kurtulmamacasına Mustafa Kemal’in emrine uyarak tamamen ÅŸehit olmuÅŸtur. Nitekim çeÅŸitli milletlerden meydana gelmiÅŸ, düşman askerleri, yapışıp, kaldıkları  Arıburnu’nun yalçın yamaçlarından bir adım bile ileri atamamışlardır. 
Öncelikle İstanbul’u tehdit eden düşmanın   Gelibolu Yarımdasına yaptığı bu taarruzu Kocaçimentepe’de durduran Mustafa Kemal, bu baÅŸarısından dolayı haklı olarak Albaylığa yükseltilmiÅŸtir.  6-7 AÄŸustos 1915′te Türk askerini yandan, yani Anafartalar’dan çevirmek isteyen Klıchner ordusu da bu bölgenin Grup komutanlığına atanan Mustafa Kemal’in 10 AÄŸustos günü ayağının  tozunu silmeden giriÅŸtiÄŸi karşı taarruz sonucunda eriyip g itmiÅŸtir. Mustafa Kemal bu savaÅŸ sırasında göğsünden bir ÅŸarapnel parçası ile yaralanmış, fakat kalbi üzerindeki saat kendisini mutlak bir ölümden kurtarmıştır.
Bu  savaÅŸların akabinde 17 AÄŸustos’ta Kireç tepe Zaferini 21 AÄŸustos’ta 2′nci Anafartalar Zaferini kazanan Mustafa Kemal, düşmanı büyük hizmete uÄŸratarak Çanakkale Muharebelerinin kaderi belirlenmiÅŸ, 9 Ocak 1916′da  düşman, Türk topraklarından geri çekilmek zorunda kalmıştır.
Halbuki 2 Mart 1915′te İngiliz Amiral CARDEN Londra’ya “Hava bozmazsa iki haftaya kadar İstanbul’dayız” ÅŸeklinde mesaj çekmiÅŸ, ayrıca ingiliz orduları BaÅŸkomutanı General HAMİLTON, resmi raporunda ise, “Türkler, birbiri ardınca mükemmel taarruzlarda bulundular” diye yazmıştır. Hatta bu harekatı hazırlayarak idare eden W. CHURCHILL de hatıralarında muharebelerden  bahsederken, Mustafa Kemal’in emsalsiz bir komutan, Türklüğün kaderine hakim bir deha olduÄŸunun daha o zamanlarda  anlaşıldığına iÅŸaret ederek, “bir Miralay’ın karşımıza çıkışı bütün talihimizi deÄŸiÅŸtirdi” diye belirtmiÅŸtir.
Mustafa Kemal’in Çanakkale’de verdiÄŸi bütün emirler kesin ve sonuç alıcıdır. O, verdiÄŸi emirde aynen şöyle demiÅŸtir. “Benimle  burada muharebe eden bilcümle askerler katiyen bilmelidir ki, yuhdemize tevdi edilen namus vazifesini tamamen ifa etmek için bir  adım bile geri gitmek yoktur.
İstirihat aramanın, bu istirahattan yalnız bizim deÄŸil, bütün milletimizin ebediyen mahrum kalmasına sebebiyet verebileceÄŸini cümlenize hatırlatırım. Bütün arkadaÅŸlarımın hemfikir olduklarına ve düşmanı tamamen denize dökmedikçe  yorgunluk belirtisi göstermeyeceklerine şüphe yoktur”.  30 Nisan’daki komutanlar toplantısında Mustafa Kemal, “içimizde ve askerlerimizde Balkan Harbi’nin utancını bir daha görmektense, ölmeyecek yoktur. Böyleleri varsa, onları kendi  ellerimizle kurÅŸuna dizelim.” ÅŸeklinde kesin konuÅŸmuÅŸtur. Çanakkale Zaferi, meydana getirdiÄŸi nihai sonuçlar açısından son  derece önemlidir.

Bunları kısaca şöyle özetleyebiliriz:

1- Çanakkale Zaferi, müttefikleriyle Rusya’nın irtibatını önlemiÅŸ, dolayısıyla savaÅŸ iki yıl uzamış, bu arada çıkan BolÅŸevik ihtilali ile Rusya savaÅŸ dışı kalmıştır. Bu durum ihtilal Rusyası ile müttefiklerini birbirinden ayırmış, kurtuluÅŸ savaşı yıllarında kuzeyde güvenliÄŸimizi saÄŸlamış ve zafere ulaÅŸmamızı kolaÅŸlaÅŸtırmıştır.
2- Bu savaşlar, İngiliz ve Fransız kuvvetlerini Gelibolu Yarımadasına bağlamış, Almanya ve müttefiklerinin yükleri azalmıştır.
3- Düşmana çok büyük insan ve malzeme zayiatı verdirilmiştir.
4- Türk ordusunun zaferi, İngiltere ve Fransa’nın sömürgelerindeki prestjlerine bir darbe, esir milletlere bir ümit ve istiklal ışığı olmuÅŸtur.
5- Çanakkale Zaferi, Türk askerinin direnme gücünün, fedakarlık ruhunun ve vatanseverlik şuurunun bir abidesidir. Harpten önce kıymeti üzerinde tereddüt edilen Türk ordusu, iyi sevk ve idare edildiği zaman ehliyetli ellerde, binbir yokluk ve zarurete rağmen neler yapmaya muktedir olduğunu dünyaya göstermiş ve Balkan yenilgisinin kara lekesini tertemiz kanıyla silmiştir.
6- BilindiÄŸi gibi, büyük hadiseler olaÄŸanüstü ÅŸahsiyetleri, büyük ve müstesna kabiliyetleri meydana çıkarmaktadır. Mustafa Kemal’in ortaya çıkışında Çanakkale savaÅŸları kader tayin edici bir merhale olarak gözümüze çarpmaktadır.
7- Çanakkale Zaferleri, Mustafa KEMAL’in ordu içinde olduÄŸu kadar tüm milletçe de tanınmasına vesile olmuÅŸtur. Bu suretle Türk Milleti, 1966′dan beri makus istikamette geliÅŸen talihini yenecek olan liderlerini bulmuÅŸtur. Ordu ve millet, Anafartalar Kahramanı’nın bu iÅŸte bu güven, ATATÜRK’ün Milli Mücadele’yi zaferle sonuçlandırmasında genç, dinamik ve yepyeni modern bir devlet kurmasında en büyük ilham ve kuvvet kaynağı olmuÅŸtur.
8- Çanakkale, Milli mücadelenin bir nevi baÅŸlangıcı sayılmaktadır. Çanakkale, Türk’ün vatanseverliÄŸinin, cesaretinin, mücadele azminin ve kahramanlığının sembolüdür.

HAVUZLAR ŞEHİTLİĞİ
Kerevizdere savaşlarında yaralanıp bu yerde vefat eden 2 Subay ve 8 Er anısına 1961 yılında dikilmiştir.

ZIĞINDERE SARGI YERDİ ANITI
Alçıtepe küyünün kuzeybatısındadır. 25. ve 26. Piyade Alaylarında ÅŸehit düşen tüm personel ve 2. Tüm. Kur. BÅžK. Kurb. Yzb. Kemal bey ile Zığındere’deki ilk yardım istasyonunda tedavi görmekte iken düşmanın açtığı ateÅŸ esnasında ÅŸehit olan askerlerimiz  anısına, 1995′de T.C Kültür Bakanlığınca inÅŸa edilmiÅŸtir.

İLK ŞEHİT ANITI
Seddülbahir köyündedir. 1986 yılında, Çanakkale Savaşlarında ilk olarak canlarını veren 5 subay, 81 er olmak üzere toplam 86 şehidimiz anısına dikilmiştir. Cephanelik şehitliği olarak da adlandırılmaktadır.

FRANSIZ ANIT VE MEZARLIÄžI
Morto Koyu’na bakan bir yamaç üzerine kurulan Anıt, Çanakkale SavaÅŸlarında hayatlarını kaybeden, 14.382 Fransız askerinin anısına yapılmıştır.Mezarlıkta kimlikleri bilinen askerler için ayrı ayrı taÅŸlar dikilidir. Kimlikleri tespit edilemeyenler ise anıt çevresindeki dört toplama bölmesi ile anıt giriÅŸindeki toplama bölmesine konulmuÅŸtur.


Çanakkale Nusrat gemisi sayesinde geçilmedi

“Derinlerdeki Tarih”, “Çanakkale Geçildi mi?” gibi belgesellere imza atan SavaÅŸ KarakaÅŸ, Çanakkale Deniz Savaşı’nın dakika dakika kronolojisini çıkardı. KarakaÅŸ, “1915′in 7-8 Mart gecesi Nusrat mayın gemisinin deposunda kalan son 26 mayın Çanakkale’yi geçilmez kıldı” diyor

Yapımcı SavaÅŸ KarakaÅŸ, 92. yıldönümünün kutlandığı 18 Mart 1915′teki Çanakkale deniz savaşının dakika dakika kronolojisini çıkardı.
Aynı zamanda dönemin fotoÄŸraflarını belgeleyen KarakaÅŸ, ekibiyle birlikte Çanakkale Savaşı sırasında batırılan denizaltı ve savaÅŸ gemilerinin enkazına daldı. KarakaÅŸ, batırılan gemilerin sualtı fotoÄŸraflarını çekerek “Onlar artık sır deÄŸil” dedi.
“Derinlerdeki Tarih”, “Kayıp Denizaltılar Nerede” ve “Çanakkale Geçildi mi” gibi belgesellere imza atan KarakaÅŸ, Çanakkale’yi 18 Mart’ta geçilmez kılan sırrın, depoda kalan son 26 mayın olduÄŸunu belirtti. KarakaÅŸ şöyle konuÅŸtu:

“1915′in 7 – 8 Mart gecesi Nusrat mayın gemisinin döktüğü 26 mayın Çanakkale’yi geçilmez kılmıştı. Anılara göre bu 26 mayın, depoda kalan son gruptu.
Nusrat ve onun döşediÄŸi 26 mayın, Fransız savaÅŸ gemisi Bouvet ile İngiliz savaÅŸ gemileri Irresistible ve Ocean’ı denizin dibine gönderdi. İngiliz muhabere kruvazörü Inflexible, Fransız savaÅŸ gemileri Gaulois ve Suffren yaralanıp savaÅŸ meydanından kaçtı. Tarihin akışı Nusrat’ın dümen suyunda ÅŸekillendi.”

Hurdası parkta sergileniyor

Nusrat mayın gemisi, 1962′de özel bir ÅŸirket tarafından kuru yük gemisine dönüştürüldü. Adı “Kaptan Nusret” olarak deÄŸiÅŸtirilen gemi, 1990′da Mersin açıklarında battı. 1999′da dalgıçlar tarafından çıkarılan geminin hurdası, ÅŸu anda Mersin’de bir parkta sergileniyor.

Denizaltıların yerleri belirlendi

KarakaÅŸ, “Derinlerdeki Tarih”in bugüne kadar özenle sakladığı 1 Avustralya (AE2), 3 İngiliz (E7, E15, E20) ve 3 Fransız denizaltısı (Saphir, Mariotte, Joule) olmak üzere savaÅŸ sırasında batırılan 8 düşman denizaltısının kalıntılarıyla, her iki tarafa ait denizaltıların batırdığı savaÅŸ ve nakliye gemilerinin enkazının keÅŸfedildiÄŸini söyledi.

Dakika dakika 18 Mart 1915

18 Mart 1915 Çanakkale Savaşı’nın dakika dakika geliÅŸmesi şöyle:

08.15: Sancak gemisi Queen Elizabeth dretnotunun direÄŸine Mondros Limanı’nda ‘ileriye hareket’ flaması çekildi.
10.00: Müttefik donanması Boğaz girişine yaklaşmaya başladı.
10.25: Türk tarafından havalanan Alman tayyaresi BoÄŸaz’a yaklaÅŸmakta olan düşman hattını bildirdi.
10.30: 1. İngiliz Filosu Agamemnon kılavuzluÄŸunda BoÄŸaz’dan içeriye girdi. Gemiler savaÅŸ konumuna geçti. Filonun önündeki muhripler muharebe alanını taramakta ve savaÅŸ gemilerine yol açmaktaydılar. Triumph ve Prince George savaÅŸ gemileri sancak ve iskele yönlerinde kıyılara yaklaÅŸtılar.
11.00: Kumkale gerisinden açılan obüs ateşimiz savaş gemilerini etkisi altına aldı.
11.39: 1. Filo’daki İngiliz gemileri, ağır topları ile 14.000 yardadan merkez tabyalarımıza cehennemi bir ateÅŸe baÅŸladılar. Queen Elizabeth Anadolu Hamidiye Tabyası’nı, Agamemnon Rumeli Mecidiye Tabyası’nı, Lord Nelson Namazgâh Tabyası’nı, Inflexible Rumeli Hamidiye Tabyası’nı yok etmek için ateÅŸ ve ölüm kusuyordu.
11.45: Queen Elizabeth’in Çanakkale içine düşen bir mermisi ÅŸehirde yangına neden oldu.
11.55: Agamemnon ile Lord Nelson, Rumeli Mecidiye Tabyasını bombardıman altına aldı.
11.59: Weymouth Kruvazörü, Yenişehir mevkiini toplarıyla dövmeye başladı.
12.00: Müstahkem mevkiinde muhabere santralımız isabet aldı, karargâhla savunma hatlarımızın irtibatı kesildi. Triumph, Çanakkale’yi döverken, Çimenlik Tabya’sında büyük bir patlamayla cephanelik havaya uçtu.
12.01: Rumeli Tabyası’nın iki topu muhabere dışı kaldı.
12.06: Amiral de Robeck 3. Filo’ya taarruz emrini verdi.
12.20: 3. Filo’yu oluÅŸturan Fransız gemileri 1. Filo’nun önüne geçti.
12.23: Inflexible gemisine refakat eden istimbot battı. Inflexible ağır yara aldı.
12.25: Anadolu Hamidiye Tabyası’na düşen bir mermi kışlayı yaktı.
12.27: Prince George, Mesudiye Tabyası’nı ateÅŸ altına aldı.
12.45: Agamemnon 25 dakika içerisinde 12 isabet aldı.
13.00: Bombardımanın şiddeti gittikçe artmaktadır.
13.15: İngiliz muharebe kruvazörü Inflexible vuruldu. Irresistible, Cornwallis, Vengeance, Kumkale arkasından çıkıp borda düzeninde BoÄŸaz’a girdiler.
13.20: Anadolu Hamidiye Tabyası karantina hizasında Çanakkale’ye yaklaÅŸmak isteyen Bouvet’ı ateÅŸ altına aldı. Taarruz emrini alan Fransız Amiral Guepratta, İngiliz hattının önüne geçti.
13.47: Inflexible su kesiminin altından ağır bir yara alarak çekildi.
13.50: Agamemnon zırhlısı aldığı 7 isabet sonucu Inflexible ile aynı kaderi paylaştı. Gemilerden yapılan top ateşi kesildi.
14.00: Bataryalarımızın atışları ağırlaştı.
14.30: Düşmanın altı balıkçı gemisi mayın aramak için savaş alanına geldi.
14.50: Bouvet vuruldu ve 639 kişilik mürettebatıyla alabora oldu.
15.00: Yarım saat süren duraksamadan sonra ateş yeniden şiddetlendi
15.15: Namazgâh Tabyası’na düşen bir mermi kışlanın çatısını uçurdu.
15.20: Anadolu Hamidiye Tabyası ateÅŸini yeniden Irresistible’a yöneltti.
16.20: Irresistible bir mayına çarparak, iskele yönüne yattı ve dumanlar içinde kaldı. Wear gemisi ile bir istimbot Irresistible’ın yardımına gitti.
16.30: Irresistible’nin kurtulma ÅŸansının olmadığı görülerek 610 personeli tahliye edildi.
16.35: Amiral De Robeck 2. Filo’ya çekilme ve Ocean’ın Irresistible’i yedeÄŸe alarak kurtarma emri verdi.
17.15: Ocean Irresistible’a yaklaÅŸtı, ancak yedeÄŸe alma ÅŸansı olmadığına karar verildi.
17.50: Irresistible, Rumeli Mecidiye Tabyası’na 14.000 yarda mesafede kaderine terk edildi.
18.00: Amiral De Robeck Irresistible’ın kaderine terk edilmesi üzerine daha fazla kayıp vermemek için genel çekilme emri verdi.
18.05: Ocean, Çanakkale ve Soğanlıdere bataryalarının yoğun ateşleri altında geri çekilirken mayına çarptı ve 15 derece eğildi.
18.10: Gemi komutanı Hayes Sadlerı yakında bulunan Coln, Jed, Chelmer muhriplerine yardım çağrısı gönderdi. Gemi personeli tahliye edildikten sonra Ocean da kaderine terk edildi.
19.30: Ocean akıntının etkisiyle Morto koyuna doğru sürüklendi.
22.30: Ocean ve Irresistible battı.

Kaynak:http://www.burasicanakkale.com/burasicanakkale/extra_pages/cnk_savaslari/savaslar.htm

Share
Kategori: Guncel

Denizeakannehir