By Deniss

Kaptanın Seyir Defteri

Ana Sayfa » Guncel » Hukuk mu Guguk mu?

Hukuk mu Guguk mu?

Ekleyen By Deniss Tarih Ağustos - 11 - 2011 0 Yorum

Her akşam sabah değerli! medyamızda maşaallah tartışılmayan konu yok. Ne güzel!.. Tabiri caiz ise demokrasi adına özgürlükler adına devletin temelleri en süslü anlatımlarla dinamitleniyor. Nerede görülmüştür ki sonsuz özgürlük demokrasi olsun, olsa olsa kaos olur, anarşi olur. Zaten tamda içinde bulunduğumuz durum bu değil mi? Düzelmez mi? Pek tabi her şey yoluna girer. Görev namustur ilkesi ile, her görevli, her koltuklu hakkaniyet içerisinde işine bakarsa sorunlar da çözülür. Sözün özü herkes işine bakacak. 

Yeri geldiğinde devlet, devlet erkanına terkedilemeyecek vatandaşda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirecektir. Bu konuda Atatürk ün, Türk gençliğine bir mesajı vardır ki hemen yazalım buraya;

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir.
Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır.
Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.
Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu,
“Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir.
Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
 Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır.
Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek,
 ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır.
 Yine düşünecek, “Demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek” Onu hapse atacaklar
 Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp,
 haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek.
 Diyecek ki, “Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım.
 Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”
 İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

 Mustafa Kemal Atatürk Bursa, 5 Şubat 1933 

Buraya ilave onun için bir başka paşa da “Herkes Atamızın Gençliğe Hitabesi ni okusun” diyor gazetecilere,  içeri alınmadan evvel…

Aşağıda ki makale de ise Vatan Gazetesinden bir köşe yazısı ile alıntılayarak konuyu kapatıyorum.

Sussam gönül razı değil

Konuşsam tesiri yok (Sadi)…

 Silivri’ye gidip öğrencilerinizin marifetini görün
Görülen sözüm ona bir terör örgütü davası! Ama ortada ne sorgulanacak ve cezalandırılacak bir terör olayı var, ne de varlığı kanıtlanabilen bir örgüt…
Ve hâkimler bu sanıklara şu soruları soruyor:
“Falan kişi sana neden telefon etti?”
“Falancayla nerede tanıştın?”
“Maltepe kocaman bir semt… Gittiğin bir lokantada o şahısla karşılaşman sence de büyük bir tesadüf değil mi?”
“Neden telefonda karşındakini ’Dinleniyor olabiliriz” diye uyardın? Bunun Yargıtay içtihatlarına göre suç olduğunu bilmiyor musun? “
Sekiz saatten sonra anladığım şu oldu:
”Telefonla konuşmayın kardeşim ve siz siz olun sakın, ’Dinleniyor olabiliriz’falan demeyin. B.ku yersiniz! “

***

Hukukçu olmak, hele hele bir üniversitede hoca olmak, profesyonel olarak baktığınız davalara ya da derslere girip çıkmaktan başka sorumluluklar da yükler omuzlarınıza…

Sayın hocalar…
Biliyorum ki birçoğunuz; Türk hukuk tarihine damga vuran Ergenekon, Balyoz gibi davalara bugüne kadar bir kez bile gitmediniz…
Gidin, görün; öğrencileriniz olan hâkim ve savcılar bu davalarda harikalar (!) yaratıyor!
Ve giderken yanınıza yeni öğrencilerinizi de almayı unutmayın…Alın ki “ne yapmamaları gerektiğini“ görerek öğrensinler!

***

Kısacası, silkinin sayın hocalar… Üzerinizdeki korkaklığı atın! Çünkü hukukçuların korktuğu ve sustuğu bir ülkede hukuk, idama hüküm giyer!
Mustafa Mutlu / Vatan

 

Share
Kategori: Guncel

Denizeakannehir