Neymiş efendim…
(Zizu, Cezayirli… Yezid Zeynüddin bin İsmail Zidane yani… Fransa milli takımının kaptanıydı. Cezayir milli takımı desen, 17 futbolcusu zaten Fransız vatandaşı.)
*
Alan razı.
Veren razı.
Sana ne taaa Cezayir’den?
Allah’ın salağı.
*
Antep neden Gazi?
Maraş neden Kahraman?
Urfa Neden Şanlı?
*
Niye taktık bu sıfatları bu şehirlerimize? Kim silah zoruyla oturdu buralara daha dün? Yedi Cüceler mi? “Biz soykırımda yok olduk” diyen Ermeniler, hangi ülkenin askeri üniformasını giyip, katliamın feriştahını yaptı oralarda? Sütçü İmam’ı mandıracı filan mı zannediyorsun?
*
Fransız suçu arıyorsan…
Antep kanıt.
Maraş kanıt.
Urfa kanıt.
*
İlla tarihi ayıp arıyorsan…
Unutuyorsun!
Asıl ayıp bu.
*
(Yana yakıla NATO’nun askeri kanadına dönmek isteyen Fransa’yı veto etme hakkı varken, zart diye yolu açan kim?)
*
(Bir milyon Ermeni’yi doğradık diyen Pamuk efendiyi, Çankaya Köşkü’ne törenle davet edip, pamuklara saran kim?)
*
(Fransız işgali altında inim inim inleyen Gaziantep’in Belediye Başkanı, bu rezalet ortaya çıkana kadar Fransız malı makam aracı kullanıyordu… Hangi boykottan bahsediyorsun?)
*
Irzına geçenle…
Enseye tokat oluyorsun.
Neticede ne bekliyorsun…
Fransız öpücüğü mü?
Atatürk, suriyeden sorumlu fransız diplomatı picot namında bir zat ile sivasta yaptığı görüşmeyi TBMM kürsüsünden vekillere aktarıyor ;
Biz kendisiyle görüştüğümüz zaman bizim için bir Kilikya, bir Türkiye meselesi gibi iki ayrı meselemiz yoktur. Bir mesele vardır. O da Türkiye meselesidir. Bizim halline çalıştığımız mesele budur. Bu noktadan anlaşmak lazım gelir. Fransızlar için yalnız kilikya meselesi vardır.
Şimdi fransız taht-ı işgalinde bulunan menatıka bizim tarafımızdan kuvvet sevkiyle hiç bir harekette bulunmayacağız. Ancak sizin taht-ı işgalinizde bulunan ve asayişinizden, emniyetinden sorumlu olduğunuz bir menatıka vardır ki, Kilikya, Urfa, Maraş hepsi dahil ve fransızlar tarafından teslih edilen ermenilerin islam ahalisine tecavüz etmesi, onları katletmesi neticesi olarak vuku bulacak mukabelelerden, mukavemetlerden de hiç bir sorumluluk kabul etmeyiz. Ve bu gibi vakaların önüne geçebilmek için siz gereken tedbirleri almalısınız, dedim.
O zaman bildiğiniz gibi valimizi kovmuşlardı.
Siz valimizi iade edeceksiniz, bölgede halkımıza katliam yapan ermenileri oradan uzaklaştıracaksınız, ve bilhassa bundan sonra teslih etmeyeceksiniz.
Ve bunlara fransa hükümeti adına kati olarak söz verdi. Bir ara ortalık düzelir gibi oldu. Picot bölgeye gitti. Fakat buradaki fransız kuvvetlerine kumanda eden adam farklıdır. Bu adam bilhassa Kilikya dahilinde bulunan miralay reymon. Bu, islam düşmanı ve ermeni hamisi bir adamdır. Tazyikten bir an bile tevakki etmedi. Ve bunun neticesi olarak Maraş ta halkımıza tecavüzatta bulundular ve tevkif ettiler. Halkımız kendilerini muhafaza etmek gayretine düştü. Netice itibariyle hadise büyüdü. Müsademe oldu. Ve oradan fransızlar çekildi. Bittabi bu müsademe esnasında fransız kisvesi altında halkımıza tecavüz eden ermeniler, kendi nefsi hayatını muhafaza eden halkımızın karşılık ateşi altında öldüler.
Bu hadiseyi bütün avrupada bütün amerikada dalgalandırdılar. Halbu ki milletimiz tarafından tecavüz vaki olmuş değildir. Vuku bulan tecavüze mukabele edilmiştir. Hatta fransızlar çekildikten sonra daha ileriye gitmektende sarf-ı nazar eyledik. O kadarla iktifa edildi.
Urfa da da aynı vaziyet olmuştur. Fransızların teşvik ve himayesiyle ermeniler tecavüzlerini sürdürmüşler isede, muharebe ve müsademe olmuş, fransızlar buradanda çekilmek zorunda kalmışlardır.
…
Millet meclisi oturum tutanaklarından alınmıştır.
***
Bu fotonun yazıyla bir ilgisi olmamakla beraber iliştirmek istedim. İyi inceleyin lütfen. Manisa nın işgalinden sonra istirahat molası veren yunan askerlerinin içindeki şeyh, şıh, molla görünümlü katıksız vatan hainlerini… Bunların kim olduğunu ise burada yazmayı düşünmüyorum. Yargılanıp hüküm giymek ya da beraat etmek meselesi değil bu ! Mahkeme sıramın geleceği beş yılı içerde tutuklu geçirmek korkusu diyebiliriz buna…





