Arkadaşım benim. Üzülerek söyleyemiyor. Diyemediği şey bu, dolandırıldım. On yıl boyunca her ay iki milyar eski para ile, banka kredisi ödeyecek. Dolandırıldım diyemiyor. Arkadaşım , dostum idi, evimizi barkımızı ailece açtık, beraber yedik, beraber içtik, nasıl olur ?
Åžimdi diyor hayatımdan çalınanlara deÄŸil, kaybettiÄŸim miktara deÄŸil, önümdeki yıllar boyunca ödeyeceÄŸime deÄŸil, benden çalınan insanlığıma neyi nasıl izah edeceÄŸime, kendime bunu nasıl anlatacağıma, deÄŸerlerime, inancıma, bu yaşıma, neyi nasıl izah etmem gerektiÄŸine, yıkılışımı, yerle bir oluÅŸumu, tarifsiz duygularımı… Diyor. Artık her erkeÄŸe ÅŸaerefsiz, her kadına orospu gibi bakmam mı gerektiÄŸi, bilgisi beni adım adım iÅŸlerken, beynimde… Diyor. Mahfolan, çalınan insanlığım… Öküz gibi mi yaÅŸamışız her ÅŸeyden habersiz, diyor.
Gelde anlat, gelde çare ol… Hayır efendim de. Sonra;
Bak sende ki borç benim olsun, senden çalınanlar yine benim olsun, hoÅŸ saÄŸlığın sıhhatin yerinde, evde herkes saÄŸ, afiyette, her ÅŸeye raÄŸmen namerde muhtaç deÄŸilsin, beterin beteri var, der iken vatandaÅŸ bir süre sonra der ki; senden çok ÅŸey öğrendim. Dedim ki seni rahatlatmak için deÄŸil idi, görüyorsun iÅŸte, görüyorsun…
Hayatının kazığını yiyebilirsin, ancak bu arkadaÅŸ ve dostun elinden olmasın. Yine de elindekine bak, ne kaybettin ne kazandın. Elinde ne var, muhasebe yapmalısın. Her kaybedenin elinde mutlaka bir ÅŸey vardır, görebilmek meseledir, acıyla yaklaÅŸma, elindekine bak ve tatlılaÅŸ…
Bu akÅŸam bir yerlerde sürttüm yine. Bir sanatkarın malikanesine misafir oldum. Herkesin elinde bir cep, saÄŸda solda bir diz üstü, fecibok… Nereden giriÅŸ yapsam acaba diye incitmeden düşünürken, afedersiniz dedim; Åžarkılarda türkülerde, ÅŸiirlerde, mesellerde insanlık ızdırap içinde. Bunların ve herÅŸeyin tümünde arkadaÅŸlık, dostluk sevdalar ve aÅŸklar var. Bir acı var. İnsanlık dramı. Ben size gelirken telefonumu arabamda bıraktım, evimde bilgisayar yok, televizyon pek açılmaz, neden ? Muhabbet için… İnsanlar konuÅŸarak rahatlarlar, bu her konuda ve her daim böyledir… Dedim, kimse ÅŸey etmedi… Sonra bildiÄŸin gibi buraya geldim iÅŸte, ofise…
Sonra yeni taktik geliÅŸtirmiÅŸ insanlar. En azından ben yeni öğrendim. Beden dilini sizi iÅŸleyecek biçimde kullanıyorlar. Kimler, politikacılar, dinciler, dinsizler, sahtekar insanlar ve satıcılar. Ürünlerini almanız için sizi ayakta uyutma taktikleri geliÅŸtirmiÅŸler. Ya sevdalarını, ya da dandik mallarını, size sevgi ile satıyorlar, sizde aÅŸk la alıyorsunuz. Acım var ya da isyanım dediÄŸimde benden köşe bucak saklanan dostlarım, hipnotize olmuÅŸ, berduÅŸ ya da sarhoÅŸ görünümünde, yine bana beden dili ile kusura bakma diyebiliyorlar. Geriye kalan ÅŸey çok acı. Ya gördüğümüz her erkeÄŸi ÅŸerefsiz, gördüğümüz her kadını da orospu sınıfına sokacağız, bilemedin durdurun dünyayı inecek var martavalını okuyacağız, ya da herÅŸeye raÄŸmen sessiz çığlığımıza belki bir duyan olur diye…
Bir fıkra;
Çocuk bilgisayar mühendisi olan babasına ;
“Babacım yaa, ben nasıl oldum, çok merak ediyorum” diye ısrarlı bir ÅŸekilde sorar…
Adam, nasıl olsa bunu bu oğlana bir gün anlatmak durumunda kalacağım, iyisi mi simdi izah edeyim, hazır sormuşken, kurtulayım gitsin bu işten, diye düşünür ve der ki:
- – Bak evladım, çok iyi dinle, zira bir daha anlatmayacağım…
Anan ile baban, bundan yedi sene evvel, bir cyber cafe’ de karşılaÅŸtı. Bir iki bakıştıktan sonra müsait bir yerde baban memory stick ile, USB den bir baÄŸlantı kurdu…
Anacığın bu fırsatı iyi deÄŸerlendirerek memory stick’den birkaç download yaptı.
Bu baban da, bir-iki upload yaptı anana…
Ammaaa, heyecandan firewall kullanmayı unuttuğumuz aklımıza geldiğinde iş işten geçmişti.
Ondan sonra da, ne format atabildik, ne delete edebildik, ne de cancel. Backspace için ise çok geç kalmıştık.
Sonuç olarak da, dokuz ay sonra ortaya felaket bir virus çıktı.
Yada Kutad gu Bilig den;
Dildendir mutluluk,dildendir deÄŸer,
Dili olmayana insan mı derler!
İnsanda dilince değişir kader:
Ya yurda baş olur ya başı gider.
Çoğu faydasızdır,eyüsü özdür,
Asıl söz, bilerek söylenen sözdür
Kem söz, duyanları hep düşman eder,
Ederse insanı söz sultan eder.
Ne yumruktan, ne kılıçtan iz kalır,
İnsan ölür,arkasından söz kalır.
Söyle: doğru ,güzel,öz sandığını,Söyle: bildiğini, inandığını.
Söyle: inananlar gelsin izinden,
Canına mal olsa da dönme sözünden.
……
Dört çeşit insan vardır:
Bilmeyen ve bilmediÄŸini bilmeyen:
         O bir ahmaktır-uzak dur.
Bilmeyen ve bilmediÄŸini bilen:
         O basit bir insandır-öğret.
Bilen ve bildiÄŸini bilmeyen,
         O uykudadır- uyandır.
Bilen ve bildiÄŸini bilen:
          O bilge bir insandır- peşinden git.
                                       Lady BURTON
Yolumuza devam edecek, ÅŸarkılar ile aydınlanacağız…




